11 Ocak 2013 Cuma

SATÜRN RADYOSU ŞARKILARI-4

Kesmeşeker-Eğersiz Atlar 
 
dinleyelim 
 
işte böyle herşey bitti 
                                
 arayacak yeni bir sevgilisi var şimdi telefonda
 
 şimdi sen uzakta
 
 saydam bir şehir tadında batıda yaran açıkta

                     
 eyersiz atlara binmek gibi
            
 gayet yalın gayet çıplak
                       
 kahraman olmayı bilmeli insan
                
 herkesin gözü önünde heran

                       
 ben de görmek isterdim şu zevk şehrini
                        
 yolda hep vardı manço izleri
              
 biraz cesaret perdeyi arala
                                   
 gemliğe doğru deniz var sakın şaşırma

                         
 bir savaşın orta yerinde müttefik aşıklardık
                    
 nasıl yabancılaştık böyle
                               
 buluştuk bir yuerlerde evlerde kafelerde
                                          
 sonunda bayrak açtık bak o ölümcül sessizliğe
 
 çok yazık
   
 ortada bir yanlışlık var oku bir dua macera ruhuna

 ağaçlar inanmıyor ormana böyle bir zamanda

 gücüm yoktu kaçmaya

22 Aralık 2012 Cumartesi

BAZI ACILAR SEVGİYİ DAHA ANLAMLI KILAR


   "Hayır sağlamları, kendine güvenenleri, guruluları, neşelileri, sevinçli olanları sevmenin anlamı yoktu. Onların buna ihtiyacı yoktu. Bu gibiler sevgiyi sanki kendilerine ödenmesi gereken bir borçmuş gibi, yukarıdan bakarak, umursamazca kabul ederler. Bir insanın kendisini vermesi onlar için gelişi güzel bir olay, saçlarına taktıkları br süs, kollarına geçirdikleri bir bilezik sanki...

   Ancak kaderin tokadını yemiş, kendine güvenlerini yitirmiş, hor görülmüş, çirkin yaradılmış olanlara sevgi gerçek bir destek olur. Yalnız böyleleri bilir sevmeyi, sevilmeyi...Şükran duygularıyla, alçak gönüllülükle sevmek gerektiğini ancak onlar bilir."

                                                                                   *Stephan Zweig

YİNG-YANG



Şeytan sizi bir şeyler yapmaya çağırdığında bazen kötü biri olduğunuz için onu yaparsınız, bazen kimseye hayır diyemeyecek kadar iyi biri olduğunuz için..

16 Aralık 2012 Pazar

SATÜRN RADYOSU ŞARKILARI-3

Bazen tüm gün, tek bir şarkı döner durur listenizde...
a spider web, and I'm caught in the middle

11 Aralık 2012 Salı

HUZURSUZ ANTOLOJİSİ-2


Kalabalık için yaratılmamıştır geceler.
Gece seni ayırır komşundan,
buna aldırmadan gitmemelisin kapısına.
Ve odanda geceleyin ışık yakarsan,
bakmak için insanların yüzüne,
iyi düşünmelisin: Bakmak, ama kime.
Korkunç çirkinleşmiştir insanlar,
yüzlerinden damla damla akan ışıkla,
ve gece toplanmışlarsa bir arada,
sallantıda bir dünyadır gördüğün,
ne varsa karışmıştır birbirine.

Alınlarında sarı bir ışık
bastırmıştır bütün düşünceleri,
şarap kıvılcımlanır bakışlarında,
ağırlaşmıştır elleri, konuşurlarken
yaptıkları hareketlerden;
Ben, Ben derler boyuna


Rainer Maria Rilke 

9 Aralık 2012 Pazar

SENKRON KAYMASI




                                                                                                                         Çizim: SatürnSakini
                                                                                                           

Yavaşça     yaklaştım parayı    uzatıp bir öğren   -ci dedim,    gece tarifesi      keseceğim dedi büfeci ve para üstünü eksik verdi.        Sigaramı alıp çıktım büfeden. Okula gitmek    üzere       dolmuşa bindim.Öksür dedi dolmuşçu, parayı uzatıp yarım kilo olsun dedim. Bir süre gittik.   kampüse vardığımızda, antibiyotik yazdı dolmuşcu. Dolmuştan indim.Geç girdim yine derse. Hoca      gözlüklerinin        üzerinden bakıp, 51 mi,okey mi dedi.Utandım, özür        dilerim yanlış numara deyip, yerime geçtim. Ders bitti.      Eve    dönmek üzere dolmuş sırasına  girdim yeniden. Arkamdaki           çocuk kolund a    bir saat varmış    gibi kolunu göstererek "tertip senin şafak kaç" dedi.     Bir lira zam            gelmiş dedim.    Sonra dolmuşa bindik .Çarşıda indim, gömlek      almak iç  in bir mağzaya girdim. Beğendiğim    gömlekleri gösterip tazesin den koy dedim, poşete koyarken gömleklerimi tezgahtar; içecek bir şey alır mısınız dedi.      Gülümsedim "tura gelir" deyip çıktım mağzadan. Yol üstü bir fırına uğradım, sekiz seansına bir öğrenci
dedim, iki        ekmek uzattı fırıncı amca, ödev teslimi yarın son dedi, iyi yayınlar dileyip çıktım kibarca.Kulaklığımı taktım, kulağımı n içinde          bir ses hararetli          konuşmaya başladı: "bu sezon hakem hataları, sakatlıklara rağmen           kopmadığımız şampiy   onluk yarışında klübümüzün          transfer bütçesine bakacak olursak..." eve kadar             ıslıkla eşlik ettim. Asansörde             yöneticiyle karşılaştık, camiye yardım dedi,       emredersiniz albayım dedim. Zili çaldım.           Ev arkadaşım kapıyı açtı. Yarışmaya hoş geldiniz dedi, gülümsedim. Allah kurtarsın deyip,  içeri girdim. Üzerimi d    eğiştirdim, televizyonu açtım mecliste başbak an              konuşm a yapı         yordu: "Arkadaşlar mahmut hoca, aaa           mahmut hocada kaçmış. sen ne zaman kaçt     ın mahmut    hoca..     Allah Allah           tünelde de karşılaşmadık yahu".     Güldüm. Kanalı değiştirdim bir hava dur   umu sunucusu gitar      çalıyordu, müzik       kanalında Teoman, değer ka   ybeden hisse senetlerinden         bahsediyordu. Sıkıldım ka pattım t    elevizyonu. Annem aradı elektiriğimizi kesece  kmiş, hayırlı tezkereler diledim.

   Gözlerimi kapatıp, düşündüm. Herkesin kafası biraz karışıktı fakat hayat devam ediyordu bir şekilde...

Peki hiçbir şey aksamıyorsa, her şey yolunda sayılabilir miydi?


*SatürnSakini

7 Aralık 2012 Cuma

KISAFİLM1#: BAZEN HAYATIN DENKLEMİ ÇOK DA ZOR DEĞİLMİŞ GİBİ...

O değil de Kiarostami çok bozdu, öyle böyle değil   çok bozdu. Önünü alamadık.. Taste of Cherry nerde,   Like Some One in Love nerede?